Hatay’ın Yeniden İnşasına Bilimsel Dokunuş
Türkiye Tasarım Vakfı, 6 Şubat depremlerinin ardından büyük yıkım yaşayan Hatay’ın tarihi kent merkezinin yeniden ayağa kaldırılması için yürüttüğü çalışmalar kapsamında önemli bir adım daha attı. “Antakya Tarihi Kent Merkezi Koruma Amaçlı Planlama Çalışmaları” için düzenlenen çalıştayda, kentin geleceğine yönelik hazırlanan koruma ve aksiyon planları değerlendirildi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın inisiyatifiyle yürütülen süreçte; tarihçilerden arkeologlara, yer bilimcilerden şehir plancılarına ve mimarlara kadar farklı disiplinlerden uzmanlar bir araya geldi. Türkiye Tasarım Vakfı Bilim Kurulu’nun gönüllü olarak katkı sunduğu çalışmalarda Hatay’ın tarihi ve arkeolojik araştırmaları, bölgenin doğal ve sosyolojik yapısı, kent hafızası ve mimari dokusu birlikte ele alındı.
Hatay’ın Tarihi ve Kültürel Mirası Korunacak
Çalışmaların temel hedeflerinden biri, Antakya’nın yalnızca fiziksel olarak yeniden inşa edilmesi değil, şehrin geçmişten bugüne taşıdığı kültürel kimliğin de gelecek nesillere aktarılması.
Türkiye Tasarım Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Kalyoncu, tarihi ve milli öneme sahip Hatay’ın tarihi merkezindeki koruma amaçlı planlama çalışmalarına gönüllü olarak katkı sunduklarını belirtti. Kalyoncu, uzmanlarla oluşturulan çalışma grubunun hazırladığı planların, şehrin korunmuş kültürel mirasıyla birlikte daha yaşanabilir ve dayanıklı hale gelmesine katkı sağlamasını amaçladıklarını ifade etti.
Çalıştayda ortaya çıkan sonuçların yalnızca Hatay açısından değil, Türkiye’deki diğer tarihi kent merkezlerinin geleceği açısından da yol gösterici olması hedefleniyor.
100 Yıla Yakışır Bir Şehircilik Stratejisi
Hatay’ın yeniden inşa sürecinde uzun vadeli bir şehircilik yaklaşımının benimsenmesi gerektiğine dikkat çeken Mehmet Kalyoncu, Cumhuriyet’in 100. yılına yakışır kentsel stratejilerin oluşturulmasının önemini vurguladı.
Hazırlanan yaklaşımda sürdürülebilirlik, dayanıklılık, kentsel omurga, ulaşım, açık ve yeşil alanlar ile doğal kaynakların korunması gibi başlıklar öne çıkıyor. Şehrin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına cevap veren değil, gelecek nesillerin yaşam kalitesini de gözeten bir anlayışla planlanması amaçlanıyor.
Kalyoncu ayrıca Hatay’da kurulacak iş birliği modelinin Türkiye’nin farklı şehirleri için de örnek olabileceğini ve ilerleyen dönemde İstanbul gibi büyük kentlerin sorunlarına yönelik çalışmalarda kullanılabileceğini belirtti.
“Umudun Şehri Hatay”
Projede ulusal ve uluslararası mimarlık, planlama, kentsel tasarım ve mühendislik ekipleri birlikte çalışıyor. Foster + Partners Orta Doğu Stüdyo Lideri Nigel Dancey, yaşanan felaketin ardından bölge halkıyla birlikte çalışmanın ve tarihi Antakya için kapsamlı bir planlama sürecine katkı sağlamanın önemine dikkat çekti.
KEYM Kentsel Yenileme Merkezi Kurucu Ortağı Cem Yılmaz ise projenin merkezinde “Umudun Şehri Hatay” yaklaşımının bulunduğunu belirterek, Hatay’ın yeniden ihyasının ortak bir dayanışma ve iş birliği anlayışıyla gerçekleştirileceğini ifade etti.
DB Mimarlık Kurucu Ortağı Bünyamin Derman da Hatay’da kentin kendine yetebilen ve dirençli yapılar üzerine kurulmasının hedeflendiğini aktardı.
Çalıştayda uluslararası uzmanların deneyimlerinden de yararlanılırken, Hatay’ın sahip olduğu tarihi ve kültürel zenginliğin yeniden yapılanma sürecinde önemli bir değer olduğu vurgulandı. Türkiye Tasarım Vakfı’nın koordinasyonunda sürdürülen çalışmalarla, Hatay’ın geçmişini koruyan, afetlere karşı daha dayanıklı ve geleceğe hazır bir kent olarak yeniden ayağa kaldırılması hedefleniyor.